Cümlenin ögeleritestinin cevaplarını yayınlıyoruz.
İşte cevaplar:
1) D
2) B
3) D
4) B
5) A
Cümlenin ögeleri sorularına ulaşmak için tıklayınız...
YGS TÜRKÇE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YGS TÜRKÇE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Kasım 2012 Pazartesi
CÜMLENİN ÖGELERİ İLE İLGİLİ TEST - YAZILI SORULARI
Cümlenin ögeleri konusu SBS, KPSS gibi sınavlarda Türkçenin ortak konulardandır.
Sizler için hazırladığımız aşağıdaki soruları öğrenci arkadaşlarımız cevaplayabilirler.
Kolay gelsin...
1) Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı
temel ögelerden biri değildir?
A) – Hangisi daha çok seviyor?
- Ben.
B) – Ayakkabının bağlarını çözdün mü?
- Çözdüm.
C) – Dün seni arayan kimdi?
- Kardeşim.
D) – Bunları kime söyledin?
- Kimseye.
E) – Kutuların içinde ne vardı?
- Kutu.
2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde cevap cümlesi diğerlerinden farklı bir öğedir?
a) – Kırtasiyeden ne aldın?
- Kitap.
b) – Yolda bulduğun neydi?
- Ali’nin kalemi.
c) – Hangi kitapları alırdı?
- Aşk romanlarını.
d) – Hangi tür şiirleri seversin?
- Duygusal şiirleri.
e) – En çok kimi seviyorsun?
- Annemi.
3) Aşağıdaki sorulardan hangisi verilen yargıdan etkilenen ögeyi buldurmaya yöneliktir?
A) Bu kadar mesafeyi koşarak mı gideceğiz?
B) Çocuk sesleri nereden geliyor böyle?
C) Bizleri çağıran sen miydin?
D) Şu adamlar çorap mı satıyormuş?
E) Bu yapılanlardan kim sorumlu?
4) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öge (cümle) dışı bir unsura yer verilmemiştir?
A) Haberin var mı ağlayan nehir?
B) Sensiz geçen senelerin hesabını ver şimdi bana.
C) Güya beni kandıracakmış?
D) Arkadaşlar, toplantı odasında toplanacaksınız.
E) Kardeşim, bana yazdığın hikayeleri göster.
5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim tamlaması özne görevindedir?
A) Arkadaşlarını mahallenin bekçisi uzaklaştırdı.
B) Arkadaşları mahalle bekçisini bekledi.
C) Mahalle bekçisine onu şikayet etti.
D) Olayı mahalle bekçisinden sakladılar.
E) Mahalle bekçisinde çok para vardı.
Testin cevapları için tıklayınız...
Sizler için hazırladığımız aşağıdaki soruları öğrenci arkadaşlarımız cevaplayabilirler.
Kolay gelsin...
1) Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı
temel ögelerden biri değildir?
A) – Hangisi daha çok seviyor?
- Ben.
B) – Ayakkabının bağlarını çözdün mü?
- Çözdüm.
C) – Dün seni arayan kimdi?
- Kardeşim.
D) – Bunları kime söyledin?
- Kimseye.
E) – Kutuların içinde ne vardı?
- Kutu.
2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde cevap cümlesi diğerlerinden farklı bir öğedir?
a) – Kırtasiyeden ne aldın?
- Kitap.
b) – Yolda bulduğun neydi?
- Ali’nin kalemi.
c) – Hangi kitapları alırdı?
- Aşk romanlarını.
d) – Hangi tür şiirleri seversin?
- Duygusal şiirleri.
e) – En çok kimi seviyorsun?
- Annemi.
3) Aşağıdaki sorulardan hangisi verilen yargıdan etkilenen ögeyi buldurmaya yöneliktir?
A) Bu kadar mesafeyi koşarak mı gideceğiz?
B) Çocuk sesleri nereden geliyor böyle?
C) Bizleri çağıran sen miydin?
D) Şu adamlar çorap mı satıyormuş?
E) Bu yapılanlardan kim sorumlu?
4) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öge (cümle) dışı bir unsura yer verilmemiştir?
A) Haberin var mı ağlayan nehir?
B) Sensiz geçen senelerin hesabını ver şimdi bana.
C) Güya beni kandıracakmış?
D) Arkadaşlar, toplantı odasında toplanacaksınız.
E) Kardeşim, bana yazdığın hikayeleri göster.
5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim tamlaması özne görevindedir?
A) Arkadaşlarını mahallenin bekçisi uzaklaştırdı.
B) Arkadaşları mahalle bekçisini bekledi.
C) Mahalle bekçisine onu şikayet etti.
D) Olayı mahalle bekçisinden sakladılar.
E) Mahalle bekçisinde çok para vardı.
Testin cevapları için tıklayınız...
14 Kasım 2012 Çarşamba
FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI
Cümlelerimizde her zaman normal isimler, sıfatlar ve ya zarflar kullanmayız. Bazen fiil anlamını kaybetmemiş isim, sıfat ve zarflar da kullanabiliriz cümlelerimizde.
İşte fiil anlamlarını yani iş, oluş, durum ve hareket anlamlarını yitirmeyen;
ancak isim, sıfat ve ya zarf gibi kullanılan bu kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir.
Eylemsiler ile ilgili genel notlar:
Eylemsiler üç başlıkta incelenmektedir:
İsim-fiiller konu anlatımı için tıklayınız...
Sıfat-fiiller (ortaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...
Zarf-fiiller (bağ-fiiller, ulaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...
İşte fiil anlamlarını yani iş, oluş, durum ve hareket anlamlarını yitirmeyen;
ancak isim, sıfat ve ya zarf gibi kullanılan bu kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir.
Eylemsiler ile ilgili genel notlar:
NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.
NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.
NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.
Eylemsiler üç başlıkta incelenmektedir:
İsim-fiiller konu anlatımı için tıklayınız...
Sıfat-fiiller (ortaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...
Zarf-fiiller (bağ-fiiller, ulaçlar) konu anlatımı için tıklayınız...
İSİM-FİİLLER (AD-EYLEMLER)
1) İsim - Fiiller ( Ad - Eylemler)
Fiillere bazı ekler getirerek onları isim gibi kullanmaya isim-fiil denir. Bu tür fiilimsiler
fiillerin ismi olarak nitelendirilebilir. İsim-fiiller, fiillere getirilen -mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri ile yapılır. Bu ekleri kısaca "mayışmak" kelimesi ile kodlayabiliriz.
Örnekler:
* Gazete okumak her akşam yaptığı işlerden biridir.
* Okuma saatinde Ömer Seyfettin'in hikayesini okuduk.
* Öğretmen şiir okuyuşumu çok beğendi.
Önemli Notlar:
İsim-fiiller, isimlere gelen hal eklerini alabilir ve isimler gibi kullanılabilir. Ancak isim - fiiller, isim tamlaması oluşturmaz. Ad-eylemler, fiil kip eklerini, kişi (şahıs) eklerini almaz; fakat ek fiil alarak cümlede yüklem olabilir. İsim - fiil eklerinden -ma, -me eklerine dikkat edilmelidir. Çünkü bu ekler olumsuzluk ekleri olarak da kullanılabilir. Eğer -ma, -me eklerinden sonra kip ve ya kişi eki gelmişse bu ekler olumsuzluk ekleridir.
* Ne olur bu halime gülmeyin. ( -me ekinden sonra kişi eki geldiği için bu ek olumsuzluk ekidir, fiilimsi yapmamıştır.)
* Bana toplum içinde yüksek sesle gülmemeyi öğrettiler. ( Bu cümlede ise -me ekinden sonra bir -me eki daha gelmektedir. Birinci -me olumsuzluk eki iken; ikinci -me eki isim-fiil ekidir. Aynı zamanda kelime isim-fiil olduğu için ismin hal eklerinden -i ekini de almıştır.
İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Bunlar isim- fiil özelliğini kaybetmiş kelimelerdir.
Fiillere bazı ekler getirerek onları isim gibi kullanmaya isim-fiil denir. Bu tür fiilimsiler
fiillerin ismi olarak nitelendirilebilir. İsim-fiiller, fiillere getirilen -mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri ile yapılır. Bu ekleri kısaca "mayışmak" kelimesi ile kodlayabiliriz.
Örnekler:
* Gazete okumak her akşam yaptığı işlerden biridir.
* Okuma saatinde Ömer Seyfettin'in hikayesini okuduk.
* Öğretmen şiir okuyuşumu çok beğendi.
Önemli Notlar:
İsim-fiiller, isimlere gelen hal eklerini alabilir ve isimler gibi kullanılabilir. Ancak isim - fiiller, isim tamlaması oluşturmaz. Ad-eylemler, fiil kip eklerini, kişi (şahıs) eklerini almaz; fakat ek fiil alarak cümlede yüklem olabilir. İsim - fiil eklerinden -ma, -me eklerine dikkat edilmelidir. Çünkü bu ekler olumsuzluk ekleri olarak da kullanılabilir. Eğer -ma, -me eklerinden sonra kip ve ya kişi eki gelmişse bu ekler olumsuzluk ekleridir.
* Ne olur bu halime gülmeyin. ( -me ekinden sonra kişi eki geldiği için bu ek olumsuzluk ekidir, fiilimsi yapmamıştır.)
* Bana toplum içinde yüksek sesle gülmemeyi öğrettiler. ( Bu cümlede ise -me ekinden sonra bir -me eki daha gelmektedir. Birinci -me olumsuzluk eki iken; ikinci -me eki isim-fiil ekidir. Aynı zamanda kelime isim-fiil olduğu için ismin hal eklerinden -i ekini de almıştır.
İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Bunlar isim- fiil özelliğini kaybetmiş kelimelerdir.
*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme
Etiketler:
ad eylem nasıl yapılır,
ad eylem nedir,
isim fiil ekleri nelerdir,
isim fiil nedir,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
olumsuzluk eki ile fiilimsi ekleri,
SBS TÜRKÇE,
YGS TÜRKÇE
ZARF-FİİLLER ( BAĞ-FİİLLER, ULAÇLAR)
Fiilimsilerin üçüncü bölümü ise zarf-fiillerdir. Zarf -fiillerin diğer adı ulaç, bağ-fiildir.
Zarf-fiiller, bir fiile getirilen
ekler ile yapılır. Fiil olan bir kelime, bu ekler neticesinde fiilin veya fiilimsilerin anlamını etkileyen zarflar haline dönüşür.
Zarf-fiil ekleri şunlardır: -ken, -alı, -eli, -ıp, -ip, -dıkça, -dikçe, -dığında, -diğinde, -er...-mez, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -madan, -meden, -maksızın, -meksizin...
Zarf-fiiller, cümlede zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) olarak görev yapar.
Zarf-fiillerin cümleye iki anlam kattığı görülür:
1- Zaman (Ne zaman sorusuna cevap verir.)
2- Durum (Nasıl sorusuna cevap verir.)
Örnekler:
* Giderken haber ver.
* Sen gideli yüzüm hiç gülmedi.
* Sabaha kadar konuşup durdu.
* Bu kitabı okudukça ufkum açıldı.
* Sen geldiğinde hâlâ uyuyordu.
* Okula gider gitmez zil çalmıştır.
* Elbiseni güle güle kullan.
* Bana söylemeden bir yere gitmez.
Sıfat-fiil konusu için tıklayınız.
Zarf-fiiller, bir fiile getirilen
ekler ile yapılır. Fiil olan bir kelime, bu ekler neticesinde fiilin veya fiilimsilerin anlamını etkileyen zarflar haline dönüşür.
Zarf-fiil ekleri şunlardır: -ken, -alı, -eli, -ıp, -ip, -dıkça, -dikçe, -dığında, -diğinde, -er...-mez, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -madan, -meden, -maksızın, -meksizin...
Zarf-fiiller, cümlede zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) olarak görev yapar.
Zarf-fiillerin cümleye iki anlam kattığı görülür:
1- Zaman (Ne zaman sorusuna cevap verir.)
2- Durum (Nasıl sorusuna cevap verir.)
Örnekler:
* Giderken haber ver.
* Sen gideli yüzüm hiç gülmedi.
* Sabaha kadar konuşup durdu.
* Bu kitabı okudukça ufkum açıldı.
* Sen geldiğinde hâlâ uyuyordu.
* Okula gider gitmez zil çalmıştır.
* Elbiseni güle güle kullan.
* Bana söylemeden bir yere gitmez.
Sıfat-fiil konusu için tıklayınız.
Etiketler:
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
SBS TÜRKÇE,
ulaç nedir,
YGS TÜRKÇE,
zarf fiil cümleye hangi anlamları katar,
zarf fiil ekleri nelerdir,
zarf fiil nedir,
zarf tümleci nedir
SIFAT-FİİLLER (ORTAÇ)
Fiilimsilerin ikinci bölümü sıfat-fiillerdir.
Fiillere getirilen ekler neticesinde fiillerin, bir ismi
nitelemesi yani sıfat haline dönüşmesidir.
Bir fiile -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler kısaca "Anası mezar dikecekmiş." cümlesi ile kodlanabilir.
Örnekler:
* Koşan çocuklar
* Görünmez kaza
* Koşar adım
* Bilinmedik yerler
* Yakacak odun
* Öpülesi eller
* Söylenmemiş şarkılar
NOT: Zaman ekleriyle sıfat-fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamaz.
Adlaşmış Sıfat-Fiiller:
Sıfat-fiiller, bir ismin önüne gelir demiştik. Sıfat-fiillerden sonra gelen isim düşerse geriye sadece sıfat-fiiller kalır. Ancak böyle bir durumda sıfat-fiiller isimleşir. Bu durumda adlaşmış sıfat-fiiller ortaya çıkar.
Örnek:
* Koşan çocuklar çok neşeliydiler.
* Koşanlar çok neşeliydiler. ( Yukarıdaki cümlede çocuk kelimesi düştüğü için koşanlar kelimesi adlaşmış sıfat-fiille dönüşmüştür.)
Fiillere getirilen ekler neticesinde fiillerin, bir ismi
nitelemesi yani sıfat haline dönüşmesidir.
Bir fiile -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler kısaca "Anası mezar dikecekmiş." cümlesi ile kodlanabilir.
Örnekler:
* Koşan çocuklar
* Görünmez kaza
* Koşar adım
* Bilinmedik yerler
* Yakacak odun
* Öpülesi eller
* Söylenmemiş şarkılar
NOT: Zaman ekleriyle sıfat-fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamaz.
Adlaşmış Sıfat-Fiiller:
Sıfat-fiiller, bir ismin önüne gelir demiştik. Sıfat-fiillerden sonra gelen isim düşerse geriye sadece sıfat-fiiller kalır. Ancak böyle bir durumda sıfat-fiiller isimleşir. Bu durumda adlaşmış sıfat-fiiller ortaya çıkar.
Örnek:
* Koşan çocuklar çok neşeliydiler.
* Koşanlar çok neşeliydiler. ( Yukarıdaki cümlede çocuk kelimesi düştüğü için koşanlar kelimesi adlaşmış sıfat-fiille dönüşmüştür.)
Etiketler:
anası mezar dikecekmiş,
fiilimsi nedir,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
ortaç nedir,
ortaçlar,
SBS TÜRKÇE,
sıfat fiil ekleri nelerdir,
sıfatfiil,
sıfatfiil nedir,
YGS TÜRKÇE
21 Ekim 2012 Pazar
EDEBİYAT DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ
Edebiyat dersi çoğu öğrenci için çalışılması ve anlaşılması zor bir ders olagelmiştir. Ancak bu ders ile ilgili birkaç öneri öğrencilerin işini kolaylaştırabilir.
İşte edebiyat dersi için önerilerimiz:
1- Öğretmeninizi dinleyin. Hiçbir kitap öğretmen kadar bilgiye sahip değildir ve size anında cevap veremez.
2- Derste işlenen konuları tekrar edin.
3- Aynı gün iki veya üç konu çalışmak yeterlidir. "Konuları anladım." diyerek devam ederseniz çalıştığınız konuları unutabilirsiniz.
4- Bilgileri ezberlemek yerine konular arası ilişkilere, benzerliklere, farklılıklara odaklanın.
5- Çalıştığınız dönem ya da sanatçı ile ilgili belirgin özellikleri bulunan bir eseri incelemek çok faydalıdır.
6- İşlenen konuyu daha önceki konularla kıyaslayın, benzerlikleri ve farklılıkları bulun ve birbirlerine etkisi olup olmadığını tespit edin.
7- Edebiyat dersinin ve Türkçe dersinin olmazsa olmazı okumaktır. Bol bol okumak eserler, sanatçılar ve dönem hakkında gerçekçi bilgiler kazanmanızı sağlayacaktır.
İşte edebiyat dersi için önerilerimiz:
1- Öğretmeninizi dinleyin. Hiçbir kitap öğretmen kadar bilgiye sahip değildir ve size anında cevap veremez.
2- Derste işlenen konuları tekrar edin.
3- Aynı gün iki veya üç konu çalışmak yeterlidir. "Konuları anladım." diyerek devam ederseniz çalıştığınız konuları unutabilirsiniz.
4- Bilgileri ezberlemek yerine konular arası ilişkilere, benzerliklere, farklılıklara odaklanın.
5- Çalıştığınız dönem ya da sanatçı ile ilgili belirgin özellikleri bulunan bir eseri incelemek çok faydalıdır.
6- İşlenen konuyu daha önceki konularla kıyaslayın, benzerlikleri ve farklılıkları bulun ve birbirlerine etkisi olup olmadığını tespit edin.
7- Edebiyat dersinin ve Türkçe dersinin olmazsa olmazı okumaktır. Bol bol okumak eserler, sanatçılar ve dönem hakkında gerçekçi bilgiler kazanmanızı sağlayacaktır.
10 Haziran 2012 Pazar
2012 SBS TÜRKÇE SORULARI ÜZERİNE
2012 SBS (Seviye Belirleme Sınavı), dün yapıldı.
Biz de öğrencilerimizden soru kitapçığını alır almaz
soruları cevaplamaya koyulduk.Özellikle kendi branşım Türkçe için beklediğim bir sınavdı. Öğrencilerimizi YGS ( Yükseköğretime Geçiş Sınavı) sonrası uyarmıştık. SBS'de de paragraf ağırlıklı ve belirleyici bir Türkçe testi ile karşılaşacaklarını ve bol bol köşe yazarı okuyup yorum kabiliyetlerini geliştirmelerini söylemiştik. Nitekim dediğimiz gibi yorum ağırlıklı ve belirleyici bir Türkçe testi ile karşılaştı, öğrenci kardeşlerimiz.
23 adet Türkçe sorusundan 14'ü paragraf sorusuydu. Birer adet anlatım bozukluğu, cümlenin ögeleri,yazım kuralları konularından soru geldi.
Türkçe testi müfredata uygundu.
Aynı zamanda ayırt edici bir sınav oldu.
6 Haziran 2012 Çarşamba
FİİLLER (EYLEMLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI
FİİLLER (EYLEMLER)
Varlıkların yaptığı işleri, hareketleri, varlıklarla ilgili oluşları ya da
varlığın içinde bulunduğu durumu belirten, kip ve kişi eklerini aynı zamanda mastar eklerinin (-mak, -mek) alabilen kelimelerdir.
Cümlede kip ve kişi eklerini alarak yüklem olur.
Aynı zamanda fiilimsi eklerini alarak da isim, sıfat ve zarf olarak kullanılabilirler.
Fiiller, anlam özelliklerine göre üçe ayrılır:
1-İş fiilleri: Bir varlığın yaptığı işi, hareketi nesne alarak belirten fiillerdir. Ne, neyi, kimi sorularına cevap veren fiillerdir. Ayrıca başına "onu" kelimesini kabul eden fiillerdir de denilebilir.
Örnek: Bu kitabı bir günde okudum.
2- Oluş fiilleri : Bu fiiller öznenin iradesi dışında gelişir ve belli bir süre içerisinde devam eder.Zamanla yeni görünüm ortaya çıkar.Nesne almaz ve neyi,kimi sorularına cevap vermez.
Örnek: Bu sonbaharda ağaçların yaprakları yine sarardı.
3- Durum fiilleri: Varlıkların içinde bulunduğu durumu belirten fiillerdir.Nesne almaz. Başlamaları ile bitmeleri farklı eylemleri gerektirir.
Örnek: Çocuk beşiğinde mışıl mışıl uyuyor.
Varlıkların yaptığı işleri, hareketleri, varlıklarla ilgili oluşları ya da
varlığın içinde bulunduğu durumu belirten, kip ve kişi eklerini aynı zamanda mastar eklerinin (-mak, -mek) alabilen kelimelerdir.
Cümlede kip ve kişi eklerini alarak yüklem olur.
Aynı zamanda fiilimsi eklerini alarak da isim, sıfat ve zarf olarak kullanılabilirler.
Fiiller, anlam özelliklerine göre üçe ayrılır:
1-İş fiilleri: Bir varlığın yaptığı işi, hareketi nesne alarak belirten fiillerdir. Ne, neyi, kimi sorularına cevap veren fiillerdir. Ayrıca başına "onu" kelimesini kabul eden fiillerdir de denilebilir.
Örnek: Bu kitabı bir günde okudum.
2- Oluş fiilleri : Bu fiiller öznenin iradesi dışında gelişir ve belli bir süre içerisinde devam eder.Zamanla yeni görünüm ortaya çıkar.Nesne almaz ve neyi,kimi sorularına cevap vermez.
Örnek: Bu sonbaharda ağaçların yaprakları yine sarardı.
3- Durum fiilleri: Varlıkların içinde bulunduğu durumu belirten fiillerdir.Nesne almaz. Başlamaları ile bitmeleri farklı eylemleri gerektirir.
Örnek: Çocuk beşiğinde mışıl mışıl uyuyor.
Etiketler:
2012 sbs soru ve cevapları,
2012 sbs türkçe soruları,
ALES,
eylemler nedir,
fiiller özgün konu anlatımı,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
SBS TÜRKÇE,
SBS TÜRKÇE SORULARI,
YGS TÜRKÇE
5 Haziran 2012 Salı
SÖZCÜKTE (KELİMEDE) YAPI ÖZGÜN KONU ANLATIMI
SÖZCÜKTE YAPI
Sözcükte yapı, sözcüğü oluşturan kök,yapım ve çekim ekleri demektir.
Bir sözcüğün yapısı üç bölümde incelenir:
1-BASİT SÖZCÜKLER
Yapım eki almamış veya başka bir kelime ile birleşmemiş sözcüklerdir.
NOT: Çekim ekleri yeni sözcükler yapmadıkları için basit sözcükler, çekim eki alsa da basit sözcük olmaya devam eder.
Örn:
gideceklermiş (Bu kelime üç ek almış olmasına rağmen basittir. Çünkü yapım eki almamış ve ya başka bi kelime ile birleşmemiştir.)
Ses , ses – i – miz - i
yer, gök, su v.b. (basit ad)
güzel, sert v.b. (basit sıfat)
dal-,gör- v.b. (yalın eylem)
NOT: “ikili kök / ortak kök”, hem ad kökü hem de eylem kökü olarak kullanılabilen köklerdir:
Örn:“boya” ad kökü olduğu gibi “boya-” eylem köküdür.
“acı” ad kökü olduğu gibi “acı-” eylem köküdür.
*Sabahtan beri dolaşmaktan ayaklarım ağrıdı.
*Gençler köy meydanında neşeyle güreşti.
*Açıkta kalan süt ekşimişti.
*Koca evi, bir günde boyadılar.
Ancak, hem isim hem de fiil olarak kullanılan “yaz, yüz, yol” gibi sözcükler ikili kök değil “sesteş” tir.
2-TÜREMİŞ SÖZCÜKLER
En az bir yapım eki alarak, anlam değişmesine uğrayan sözcüklerdir. Yapım eki almış olan köklere gövde denir.
Gövde kökle ilgili; ancak karışladığı varlık yönünden farklıdır.
Örn:
Uyku,boşluk, kalemlik, yolcu …(türemiş ad)
Olgunlaş-, oyna-, gülüş- … (türemiş eylem)
Yaylı, sulu, … (türemiş sıfat)
3-BİRLEŞİK SÖZCÜKLER
Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir anlam oluşturmasıdır.
Birleşen kelimelerin bazen biri bazen de her ikisi anlamca değişikliğe uğrar.
Örn:
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, cumartesi, Yeşilırmak, (birleşik ad)
Açıkgöz, vurdumduymaz, uzun boylu adam, geniş bahçeli ev, boyu uzun adam (birleşik sıfat)
Konuşabilir, gelivermiş, bakakaldı, öleyazdım, yardım edelim, hasta olursun, gözden geçir, baş vurmuş (birleşik eylem)
Sözcükte yapı, sözcüğü oluşturan kök,yapım ve çekim ekleri demektir.
Bir sözcüğün yapısı üç bölümde incelenir:
1-BASİT SÖZCÜKLER
Yapım eki almamış veya başka bir kelime ile birleşmemiş sözcüklerdir.
NOT: Çekim ekleri yeni sözcükler yapmadıkları için basit sözcükler, çekim eki alsa da basit sözcük olmaya devam eder.
Örn:
gideceklermiş (Bu kelime üç ek almış olmasına rağmen basittir. Çünkü yapım eki almamış ve ya başka bi kelime ile birleşmemiştir.)
Ses , ses – i – miz - i
yer, gök, su v.b. (basit ad)
güzel, sert v.b. (basit sıfat)
dal-,gör- v.b. (yalın eylem)
NOT: “ikili kök / ortak kök”, hem ad kökü hem de eylem kökü olarak kullanılabilen köklerdir:
Örn:“boya” ad kökü olduğu gibi “boya-” eylem köküdür.
“acı” ad kökü olduğu gibi “acı-” eylem köküdür.
*Sabahtan beri dolaşmaktan ayaklarım ağrıdı.
*Gençler köy meydanında neşeyle güreşti.
*Açıkta kalan süt ekşimişti.
*Koca evi, bir günde boyadılar.
Ancak, hem isim hem de fiil olarak kullanılan “yaz, yüz, yol” gibi sözcükler ikili kök değil “sesteş” tir.
2-TÜREMİŞ SÖZCÜKLER
En az bir yapım eki alarak, anlam değişmesine uğrayan sözcüklerdir. Yapım eki almış olan köklere gövde denir.
Gövde kökle ilgili; ancak karışladığı varlık yönünden farklıdır.
Örn:
Uyku,boşluk, kalemlik, yolcu …(türemiş ad)
Olgunlaş-, oyna-, gülüş- … (türemiş eylem)
Yaylı, sulu, … (türemiş sıfat)
3-BİRLEŞİK SÖZCÜKLER
Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir anlam oluşturmasıdır.
Birleşen kelimelerin bazen biri bazen de her ikisi anlamca değişikliğe uğrar.
Örn:
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, cumartesi, Yeşilırmak, (birleşik ad)
Açıkgöz, vurdumduymaz, uzun boylu adam, geniş bahçeli ev, boyu uzun adam (birleşik sıfat)
Konuşabilir, gelivermiş, bakakaldı, öleyazdım, yardım edelim, hasta olursun, gözden geçir, baş vurmuş (birleşik eylem)
31 Mayıs 2012 Perşembe
ZARFLAR (BELİRTEÇLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 2
Eylemlerin, sıfatların veya görevce kendisine benzeyen sözcüklerin (zarfların)
miktarını, derecesini, ölçüsünü belirtirler. Miktarlarını kısar, sınırlar, arttırır. Eyleme, sıfata veya zarfa sorulan “ne kadar” sorusunun yanıtıdır.
miktarını, derecesini, ölçüsünü belirtirler. Miktarlarını kısar, sınırlar, arttırır. Eyleme, sıfata veya zarfa sorulan “ne kadar” sorusunun yanıtıdır.
*Bu sınava daha çok çalışmalısınız.
*Koşmayı çok seviyorum.
*Biraz daha sabret.
*İki metre kadar atladı.
Sıfatlarda sıfatın önüne gelerek sıfatın azlık-çokluğunu, derecesini belirtir.
*Tüy kadar hafif çocuk. (eşitlik)
Sıfatlarda sıfatın önüne gelerek sıfatın azlık-çokluğunu, derecesini belirtir.
*Tüy kadar hafif çocuk. (eşitlik)
*Çok güzel insan. (aşırılık)
*Pek güzel insan. (aşırılık)
*Daha çok, pek çok güzel insan. (aşırılık)
*En sevimli hayvan. (en üstünlük)
4.YER-YÖN ZARFLARI:
Eylemin yerini yönünü belirtirler.Genelde kullanılanlar: “yukarı, aşağı, ileri, geri, içeri, dışarı, öte, beri…”
4.YER-YÖN ZARFLARI:
Eylemin yerini yönünü belirtirler.Genelde kullanılanlar: “yukarı, aşağı, ileri, geri, içeri, dışarı, öte, beri…”
Fiile ya da fiilimsiye sorulan "ne yöne, nereye" sorularının cevabıdır.
*Bir anda ileri atıldı.
*Öte git.
*İçeri buyurun.
*Geri çekilin.Yer-Yön bildiren zarflar ismin hâl eklerini veya herhangi bir çekim ekini almaz.Bu eklerden birini aldığı takdirde ya başka bir zarf çeşidi olur ya da isimleşir.
* Bu konuyu ileride konuşuruz. ( Yer-Yön zarfı olan "ileri" kelimesi hâl eki alarak zaman zarfı olmuştur.)
* Dışarıda bir gütrültü hasıl oldu. ( Burada ise yer-yön zarfı olan "dışarı" kelimesi hâl eki alarak isme dönüşmüştür.)
5.SORU ZARFLARI:
Eylemleri soru yoluyla belirten ve gördüğümüz diğer zarfları buldurmaya yarayan sözcüklerdir.Soru eyleme sorulur.
*Ben bu durumda ne yapabilirim?
5.SORU ZARFLARI:
Eylemleri soru yoluyla belirten ve gördüğümüz diğer zarfları buldurmaya yarayan sözcüklerdir.Soru eyleme sorulur.
*Ben bu durumda ne yapabilirim?
*Buraya nasıl gelebildin?
*Niçin büyüklerini dinlemiyorsun?
*Bu yazıyı ne biçim yazmışsın?
*Babanlar ne zaman geri dönecek?
30 Mayıs 2012 Çarşamba
ZARFLAR (BELİRTEÇLER) ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1
Fiillerin veya fiilimsilerin anlamlarını durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımlarından belirten kelimelere
"zarf" (belirteç) denir.
"zarf" (belirteç) denir.
Asıl görevleri eylemleri yer, yön, durum, miktar, soru yönlerinden nitelemektir.
*İki gün önce seni aramıştı. (zaman)
*İki gün önce seni aramıştı. (zaman)
*Geri dönmeyiniz. (yer-yön)
*Onlardan kolay kurtuldu. (durum)
*Derslerine az çalışıyorsun. (azlık-çokluk)
*Bu acıya yürek nasıl dayansın? (soru)
Zarflar beş başlık altında incelenir:
1.DURUM (HAL) ZARFLARI:
1.DURUM (HAL) ZARFLARI:
Eyleme sorulan “nasıl, ne şekilde” sorularının yanıtıdır.
Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu belirtir.
*Aynaya bakıp katıla katıla güldü.
*Çocuk bize böyle anlattı.
*Aptalca konuşma, kızarım!
*Koşarak yanımızan uzaklaştı.
2.ZAMAN ZARFLARI:
Eylemin zamanını belirtirler.
2.ZAMAN ZARFLARI:
Eylemin zamanını belirtirler.
Eyleme sorulan “ne zaman, ne zamandan beri,ne zamana kadar ” sorularının yanıtıdır.
Eylemin zamanını sınırlandırırlar.
*Akşam bize geldiler.
*İşim henüz bitmedi.
*Bu sorunu sonra konuşuruz.
*Eskiden buralara gelirdik.
28 Mayıs 2012 Pazartesi
CÜMLENİN ÖGELERİ ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1
Bu konuyu anlatmaya başlamadan önce konunun adını oluşturan kelimelerin "öğe" mi, "öge" mi olduğu konusuna bir açıklık getirelim.
Çoğu kaynakta "öğe" olarak geçse de bu kelime, aslında "öge" olarak verilmesi gerekir. Türk Dil Kurumunun (TDK) Büyük Türkçe Sözlüğünde "öge" kelimesinin anlamı olarak: "Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri." denmektedir.
O zaman konumuzun adı "cümlenin öğeleri" değil, "cümlenin ögeleri" olmalıdır.
1- Temel Ögeler
2- Yardımcı Ögeler
1- TEMEL ÖGELER
Temel ögeler kendi arasında ikiye ayrılır:
A) Yüklem
B) Özne
A) Yüklem
Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir.
Fiiller yüklem olmaya en uygun kelime gruplarıdır. Fiiller sadece kip eki veye kişi eki alarak yüklem olabilir.
* Dün kardeşim Ankara'dan geldi. ( Geldi yüklemi tek bir kip eki almıştır.)
* Buı şiiri de Hasan okusun. (Okusun kelimesi kip eki almasa da 3. tekil kişi eki almıştır.)
Bunun yanında isim soylu sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir. Fiil dışındaki sözcük türleri yüklem yapılırken bu sözcüklerin ek fiil alması gerekir.
*Bu işin sorumlusu odur. (zamir)
*Güneş bugün pırıl pırıldı.(ikileme)
*Bu gördüğün yerler babamın tarlasıdır. ( isim tamlaması)
*Bana tek teselli güzel gözlerindir. (sıfat tamlaması)
*İhtiyacımız olan tek şey çalışmaktır. (Fiilimsi / isim-fiil)
* Cümlelerinde kullandığı tek bağlaç vedir. (Bağlaç)
Not 1:Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir.
* Dünden beri bir işte çalışıyorum.
* Seviyorsun.
* Sıcacıktı.
Not 2: Yüklem genlikle cümlenin sonunda bulunur. Bu tür cümlelere yüklemin yerine göre "kurallı cümle" denir. Bu cümle çeşidi Türkçenin millî cümle çeşididir. En eski Türk yazıtlarında kurallı cümleler kullanılmıştır.Ancak değişen dil anlayışı ile devrik cümleler de kullanılmaya başlanmıştır. Yüklemi sonda olmayan cümlelere de "devrik cümle" denir.
*Sakla samanı gelir zamanı.
*İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.
Etiketler:
cümlenin ögeleri özgün konu anlatımı,
ek fiil nedir,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
öge mi öğe mi,
SBS TÜRKÇE,
temel ögeler,
YGS TÜRKÇE,
yüklem ile ilgili sorular,
yüklem nedir
17 Mayıs 2012 Perşembe
SÖZCÜKTE (KELİMEDE) ANLAM - 2
KELİMELER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ
A. TERİM ANLAMLI KELİMELER
Bilim, sanat, spor, meslek dallarına ait özel kelimelere terim anlam denir. Bir kelimenin temel anlamda kullanılıp kullanılmaması cümleye bağlıdır.
Örnek: Oyunun ikinci perdesi harikaydı. (Terim)
Evdeki bütün perdeler yıkandı. (Terim anlam değil.)
B. YANSIMA KELİMELER
Doğadaki (insanların bilinçsizce çıkardığı sesler dahil) seslerin taklit yoluyla dile aktarılması ile oluşan kelimelere yansıma kelimeler denir.
Örnek: Arabanın lastiği birden patladı.
Etiketler:
2012 ales türkçe soruları,
2012 sbs türkçe soruları,
araba lastiği,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
okunası kitaplar,
SBS TÜRKÇE,
terim anlam nedir,
yansıma sözcük nedir,
YGS TÜRKÇE
15 Mayıs 2012 Salı
İSİM (AD) TAMLAMASI ÖZGÜN KONU ANLATIMI
İSİM (AD) TAMLAMASI KONU ANLATIMI
İsim (Ad) Tamlaması Nedir?
En az iki ismin, aralarına hiçbir noktalama işareti girmeden oluşturdukları anlamlı bütüne isim (ad) tamlaması denmektedir.
İsim tamlamasını oluşturan birinci kelimeye tamlayan, ikinci kelimeye tamlanan adı verilir. Sırayı karıştırmamak için kelimelerdeki "n" sesinin sayısına bakılabilir. Tamlayan kelimesinde bir adet "n" sesi olduğu için bu, birinci unsur; tamlanan kelimesinde iki adet "n" sesi olduğu için bu da ikinci unsur olarak söylenebilir. Böyle bir kodlama yapılırsa daha akılda kalıcı bir şekilde öğrenilmiş olur.
İsim (ad) tamlamaları bazı kaynaklara göre üç, bazı kaynaklara göre dört tanedir. Biz de dört tane isim tamlaması çeşidi anlatacağız.
1- Belirtitli İsim (Ad) Tamlaması:
Birinci unsurun (tamlayan) -ın, -in, -un, -ün eklerini; ikinci unsurun (tamlanan) -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır.
Örn: rüzgârın sesi
renklerin festivali
Belirtili isim tamlamasının özellikleri:
a) Belirtili isim tamlamasının unsurları arasına sıfat girebilir.
Örn: serin rüzgârın muhteşem sesi
açık renklerin kalabalık festivali
b) Belirtili isim tamlamasınmın unsurları (tamlayan-tamlanan) yer değiştirebilir.
Örn: Camlara vuruyordu sesi rüzgârın
c) Bazen -ın, -in ekleri yerine -dan, -den ekleri gelebilir.
Örn: sorulardan bazıları
ç) Belirtitli isim tamlamasının unsurları zamir olabilir.
Örn: onların çoğu
d) Kişi zamirlerinin tamlayan olduğu durumlarda Türkçenin bir özelliği olarak zamir düşürülebilir. Böyle bir durumda ortaya çıkan isim tamlamasına tamlayanı düşmüş belirtili isim tamlaması denir.
Örn: arabamız (bizim arabamız)
saatiniz (sizin saatiniz)
e) Bir tamlayan veya tamlanan birden çok kelimeye bağlanabilir.
Örn: renklerin ve seslerin güzelliği
insanların kardeşliği ve düşmanlığı
2- Blirtisiz İsim Tamlaması:
Birinci unsurun ek almadığı, ikinci unsurun -ı, -i, -u, -ü eklerini aldığı tamlamalardır. Bir ismin neden yapıldığını, ne işe yaradığını ya da neye benzediğini belirten isim tamlamalarıdır.
Örn: kredi kartı
çilek reçeli
3- Takısız İsim Tamlaması:
Her iki unsurun da ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan hammadde olmalıdır. ( Tamlayan hammadde değilse sıfat olur. Ve tamlama da sıfat tamlaması olacaktır.)
Örn: altın kolye
plastik kaşık
4- Zincirleme İsim Tamlaması:
En az üç ismin anlamlı bir bütün oluşturmasıyla meydana gelen tamlamalardır.
Örn: müdürün ceketinin düğmesi
kitabın kapağının rengi
10 Nisan 2012 Salı
ANLATIM BOZUKLUĞU ÖZGÜN KONU ANLATIMI-1
ANLATIM BOZUKLUĞU ÖZGÜN KONU ANLATIMI-1
Anlatım bozukluğu iki kısımda incelenir:
1-Anlama Dayalı Anlatım Bozukluğu:
A) Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler:
Dilimizde bazı sözcükler arasında küçük anlam farkları vardır. Bu anlam farklarına dikkat etmemek anlatım bozukluğuna neden olur.
Örnek: "ücret" ve "fiyat" kelimeleri genel anlam itibari ile eder, paha anlamına gelir. Ama "ücret" kelimesi, bir hizmet karşılığı ödenen parayı anlatırken; "fiyat" kelimesi, bir nesne karşılığı ödenen parayı ifade eder. Bu iki kelime arasındaki anlam farına dikkat etmemk anlatım bozukluğuna neden olur.
* Belediye, otobüs fiyatlarına zam yaptı.
Bu cümle hatalıdır. Çünkü fiyat kelimesi nesne karşılığı ödenen/ödenecek para olduğundan; belediye, sanki otobüs satıyomuş gibi anlaşılır. Oysa burada kast edilen yol parasıdır. Yani "fiyat" kelimesi değil, "ücret" kelimesi cümleye gelmelidir.
Bu kelimelerin yanı sıra "azımsamak - küçümsemek","büyümek -uzamak", "olanak-olasılık" gibi kelimelerde de karıştırmalar yaşanabilir.
B) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması:
Cümlelerimizde kullanacağımız kelimelerin anlamları kadar, o kelimenin cümle içerisindeki yeri de önemlidir. Yerli yerinde kullanılmayan bir kelime anlatım bozukluğuna neden olur. Böyle bir anlatım bozukluğu, zarf olacak olan kelimenin sıfat olarak kullanılmasıyla ortaya çıkar.
* Yeni eve gelmiştim ki telefon çaldı.
Yukarıdaki cümlede "yeni" kelimesi sıfat olarak kullanılmış. Ancak evin yeniliği değil, kişinin eve henüz gelmiş olduğu anlatılıyor. O zaman "yeni" kelimesinin yeri değiştirilecek demektir. Cümle şu hale getirilirse doğru olacaktır:
* Eve yeni gelmiştim ki telefon çaldı.
Bir başka örnek:
* İzinsiz müdürün odasına girmek yasaktır. (Yanlış)
* Müdürün odasına izinsiz girmek yasaktır. (Doğru)
Etiketler:
ALES,
ALS TÜRKÇE,
anlatım bozukluğu özgün konu anlatımı,
KPSS TÜRKÇE,
LYS TÜRKÇE,
SBS TÜRKÇE,
SBS TÜRKÇE SORULARI,
sınav sonuçları,
YGS TÜRKÇE,
YGS TÜRKÇE SORULARI
SÖZCÜKTE ANLAM KONU ANLATIMI - 1
SÖZCÜKTE (KELİMEDE) ANLAM ÖZGÜN KONU ANLATIMI - 1
SÖZCÜK (KELİME): Hecelerden oluşan anlamlı ya da anlamsız dil birliği. Kelimeler, tek başılarına kullanıldığında anlamsız da olabilir. Örneğin edatlar, tek başlarına bir anlama sahip değilken, cümle içerisinde görev ve anlam kazanır.
SÖZCÜKLERİN ANLAM ÖZELLİKLERİ
A. TEMEL ANLAM
Bir kelimeyi okuduğumuzda ya da duyduğumuzda aklımıza gelen ilk anlam, o kelimenin temel anlamıdır. Bir başka tanımla; bir kelimenin sözlükteki ilk anlamına temel anlam denir.
Örnek: Eşime güzel bir etek aldım.
Yukarıdaki örnekte "etek" kelimesi bir kadın giysisi olarak verilmiştir. Bu yüzden temel anlamda kullanılmıştır.
B. YAN ANLAM
Bir kelimenin gerçek anlamından çok uzaklaşmadan kazandığı yeni anlama yan anlam denir.
Örnek: Dağların etekleri baharla birlikte yeşermeye başladı.
Bu cümledeki etek kelimesi ise kadın elbisesi anlamında değil; dağların yamaçları anlamında kullanılmıştır.
C. MECAZ ANLAM
Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yepyeni anlama mecaz anlam denir.
Örnek: Etekleri zil çalıyordu.
Bu cümledeki etek kelimesi ise deyimleşmiş ve soyut bir dyrymu karşılamıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)