serveti fünun sanatçıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serveti fünun sanatçıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2013 Perşembe

SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİ SANATÇILARI - TEVFİK FİKRET

Tevfik Fiket, sadece Servet-i Fünun edebiyatının değil genel olarak edebiyatımızın da güçlü sanatçılarından biridir. 


rübabı şikeste
rübab-ı şikesteşiir kitabı
Sanatçı, 1867 yılında doğmuş ve 1915 yılında vefat etmiştir.

On beş yaşında Galatasaray Sultanisi'nde (Lisesinde) öğrenci iken öğretmenlerinden Muallim Feyzi'nin desteğiyle, Tercüman-ı Hakikat'ta ilk şiirini yayımladı. Bu ilk şiiri "Nazmi" takma adıyla yazdığı "gazel" nazım biçimiyle yazmıştır.

Servet-i Fünun edebiyatı, Fikret'in derginin baş yazarı olmasıyla başlar.

Önceleri "sanat için sanat" anlayışını benimsemiş olan sanatçı, derginin kapatılması ile birlikte "toplum için sanat" anlayışını savunmuştur.

Karamsar bir ruh hali içindedir.

Aruz ölçüsü ile Türkçeyi en iyi bağdaştıran şairlerimizdendir. Ancak "Şermin" adlı çocuk şiirlerinin bulunduğu eserinde  hece ölçüsünü kullanmıştır.

Resim sanatından etkilenmiş, tablo gibi şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde biçime ve betimlemelere önem verir.

Şiirlerinde "parnasizm"in etkileri görülür.

Klasik beyit ve mısra anlayışının dışına çıkarak "anjambmanlar" kullanmış. Yani bir dizenin ortasında başlayan veya biten cümleler kullanmıştır. Nazmı (düzyazıyı) nesre (şiire) yaklaştırmıştır.

Eserleri:

Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz)

Rübabın Cevabı

Haluk'un Defteri

Şermin

8 Ocak 2013 Salı

SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINDA ŞİİR - SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINDA ŞİİRİN GENEL ÖZELLİKLERİ

Servet-i Fünun dönemi şiirinin genel özellikleri şunlardır:
* Bu dönem sanatçıları şiiri biçim bakımından değiştirmeyi amaçlamışlar ve bunu başarmışlardır.
* Parça güzelliği yerine bütün güzelliğini savunmuşlardır.
* Bir dizede bitmeyen cümleler (anjambman) kullanmışlarıdr.
* Yeni bir şiir dili kurmayı amaçlamışlar ve ağır, süslü, sanatlı bir dil kullanmışlarıdır. Servet-i Fünunun şiir dili böyledir.
* tiraje, şegaf, ibtika, takattur, lerzende, puşide vb. gibi sözcükleri eski sözlüklerden bulup çıkarmışlar ve kullanmışlardır.
* Arapça ve Farsça kurallarıyla ancak bu dillerde olmayan kelimeler türetmişlerdir. tebeşbüş, mükevkeb, mukmir,müşemmes, nevin vb.
* Alışılmadık tamlamalar kullanmışlardır. havf-i siyah (siyah korku), leyal-i girizan (kaçıcı geceler) vb.
* Aşırı heyecan belirten belirteç ve ünlemler kullanmışlardır.
* Serbest müstezatı başarı ile kullanmışlardır.
* Söz sanatlarına büyük önem verilmiştir.
* Bu dönem şiiri resim sanatından oldukça fazla etkilenmiştir. Tablo gibi şiirler yazılmıştır.
* Kafiye göz için değil kulak içindir anlayışı vardır.
* Yabancı sözcükler şiirlerde kullanılırken bunların Türkçe okunuşları esas alıarak kafiye oluşturulmuştur.
* Baskıcı rejimin sürmesi nedeni ile toplumsal konular yerine bireysel konular ele alınmıştır. Ancak topluluk dağıldıktan sonra toplumsal konulara eğilim başlamıştır.
* Bu dönem sanatçıları yine baskıcı reşim yüzünden gerçeklerden uzaklaşmış ve hayal dünyalarına sığınmışlardır.
* Arapça ve Farsça sözcüklerin sayıca çoğalması ile sanatlı üslup birleşince bu dönem şiirinin dili oldukça ağırlaşmış bu sebeple de servet-i Fünun dönemi şiiri sınırlı aydın kesim tarafından anlaşılacak bir duruma gelmiştir.